a hit - Türkçe İngilizce Sözlük

a hit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"a hit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a huge hit i. çok popüler
make a hit with somebody f. olumlu bir izlenim bırakmak
make a hit f. çok beğenilmek
make a hit f. olumlu bir izlenim bırakmak
hit a target f. denk getirmek
make a hit f. üstün başarı sağlamak
make a hit f. tutulmak
hit on a good idea f. aklına parlak bir fikir gelmek
hit a raw nerve f. bamteline basmak
(a car) to hit f. araba çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction f. karşı yönden gelen kamyona çarpmak
hit a car coming in the opposite direction f. karşı yönden seyreden arabaya çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction f. karşı yönden seyreden kamyona çarpmak
hit a car coming in the opposite direction f. karşı yönden gelen arabaya çarpmak
hit a vehicle coming in the opposite direction f. karşı yönden gelen araca çarpmak
hit a vehicle coming in the opposite direction f. karşı yönden seyreden araca çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction f. karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak
hit with a stick f. sopayla vurmak
make a hit with someone f. birinin gönlünü hoş etmek
career off the road and hit a tree f. yoldan çıkıp ağaca çarpmak
get hit by a falling-bullet from a celebratory gun fire f. maganda kurşununa kurban gitmek
hit a kid crossing the street f. karşıdan karşıya geçen çocuğa çarpmak
take a hit f. burnundan solumak
hit a checker f. (tavlada) pul kırmak
hit a problem f. bir sorun ile karşılaşmak
hit a policeman f. polis memuruna vurmak
hit a man when he's down! ünl. vur abalıya!
Atasözü
a hit dog will holler yarası olan gocunur
Konuşma Dili
a hit maker i. hit şarkı yapan/hazırlayan/besteleyen kimse
hit a traffic jam f. trafiğe takılmak
take a hit f. darbe almak
take a hit f. olumsuz etkilenmek
take a hit f. kötü şekilde etkilenmek
be a hit f. hit olmak
take a hit f. tahrip edilmek
take a hit f. ağır kayıplara uğramak
be a hit f. çok büyük başarı elde etmek
be a hit f. zirveye çıkmak
make a hit f. çok başarılı olmak
hit a home run f. beysbol veya softbolda topu, dört kaleyi de alıp sayı yapmaya izin verecek şekilde iç sahanın dışına vurmak
make a hit f. hit olmak
make a hit f. çok büyük başarı elde etmek
be a hit f. çok başarılı olmak
make a hit f. başarıya ulaştırmak
hit a home run f. sayı turu vuruşu yapmak
make a hit f. büyük çıkış yaptırmak
take a hit f. büyük kayıplar vermek
make a hit f. hit yapmak
hit a home run f. sayı kazandıran vuruş yapmak
make a hit f. patlatmak (başarıya ulaştırmak)
make a hit f. zirveye çıkmak
take a hit f. kötü etkilenmek
make a hit f. başarıya ulaşmasını sağlamak
take a hit f. zarar görmek
take a hit f. darbe almak
hit a low f. dibi görmek
hit a low f. çakılmak
Deyim
a one-hit wonder i. sadece tek bir şarkı ile ünlü olmuş sonradan unutulmuş kimse
a hit list i. ölüm listesi
a hit man i. tetikçi
a hit man i. kiralık katil
a hit list i. kara liste
a one-hit wonder i. tek atımlık barut
a smash hit i. ses getiren parça/film/oyun/albüm
a smash hit i. büyük başarı elde eden parça/film/oyun/albüm
a smash hit i. çok popüler olan parça/film/oyun/albüm
a smash hit i. satış/gişe rekorları kıran albüm/film/oyun
a smash hit i. hit parça/şarkı/albüm
hit a snag f. çıkmaza girmek
hit a sour note f. içine etmek
hit a sour note f. tadını kaçırmak
make a hit with f. (birinin) gözüne girmek
make a hit with f. gönlünü kazanmak
make a hit with f. gönlünü fethetmek
hit one's head against a brick wall f. boşa kürek çekmek
hit one's head against a brick wall f. deveye hendek atlatmak
hit one's head against a brick wall f. iğneyle kuyu kazmak
hit a nerve f. canını sıkmak
hit a raw nerve f. canını sıkmak
hit a raw nerve f. gına getirmek
hit a nerve f. moralini bozmak
hit a nerve f. gına getirmek
hit a raw nerve f. moralini bozmak
hit a man when he's down f. düşene tekme atmak
(hit you) like a ton of bricks f. balyoz gibi inmek
hit somebody like a ton of bricks f. tokat gibi çarpmak
hit somebody like a ton of bricks f. eşekten düşmüşe dönmek
hit somebody like a ton of bricks f. feleği şaşmak
hit somebody like a ton of bricks f. neye uğradığını şaşırtmak
hit the side of a barn f. kolay görünen işi yapamamak
hit the broad side of a barn f. kolay görünen işi yapamamak
hit a bad patch f. çıkmaza girmek
hit one's head against a brick wall f. havanda su dövmek
hit one's head against a brick wall f. boşa kürek sallamak
hit a brick wall f. duvara toslamak
hit a wall f. duvara toslamak
hit a happy medium f. ortasını bulmak
hit a happy medium f. bir orta yol bulmak
hit a home run f. başarmak
hit a home run f. başarılı olmak
hit a plateau f. (büyüme/satışlarda artış vs sonrası) bir durgunluk dönemine girmek
hit a sour note f. gölge düşürmek
put a hit on someone f. birini öldürtmek için kiralık katil tutmak
hit a parking lot on f. (bir yolda) trafiğe çakılıp kalmak
hit a parking lot on f. duran trafiğe yakalanmak
hit a nerve f. yarasına tuz basmak
hit a nerve f. damarına basmak
hit a sticky patch f. güç bir dönemde olmak
hit a sticky patch f. sıkıntı çekmek
hit a sticky patch f. berbat bir döneme girmek
hit a sticky patch f. sıkıntılı/zor bir dönemde olmak
hit a sticky patch f. güç bir dönem geçiriyor olmak
hit a sticky patch f. dara/sıkıntıya düşmek
hit a sticky patch f. tatsızlık/zorluk yaşamak
hit a sticky patch f. zorluk/güçlük çekmek
hit a sticky patch f. sıkıntılı/zor bir dönem geçiriyor olmak
hit a sticky patch f. tatsız/zor zamanlar yaşamak
hit a sticky patch f. tatsız/zorlu bir döneme girmek
hit a sticky patch f. yokluk/cefa çekmek
be/make a (big, large, great) hit with somebody f. (birileri) arasında (büyük) bir hit olmak
be a hit with (someone) f. (birileri) arasında bir hit olmak
be/make a (big, large, great) hit with somebody f. (biri) tarafından (çok) beğenilmek
be a hit with (someone) f. (biri) tarafından beğenilmek
hit a bad/sticky patch f. zor bir döneme girmek
hit a stone wall f. önüne aşılamaz bir güçlük/engel çıkmak
hit a stone wall f. sarsılmaz bir güçlükle/engelle karşılaşmak
hit a stone wall f. çetin bir zorlukla/engelle karşılaşmak
hit a stone wall f. sert kayaya çarpmak
hit a stone wall f. aşılamaz bir güçlükle/engelle karşılaşmak
be a (big, great) hit with somebody f. biri tarafından tutulmak
make a (big, great) hit with somebody f. birinde olumlu bir izlenim bırakmak/yaratmak
be a (big, great) hit with somebody f. biri tarafından çok beğenilmek
make a (big, great) hit with somebody f. biri tarafından çok beğenilmek
be a (big, great) hit with somebody f. birinde olumlu bir izlenim bırakmak/yaratmak
make a (big, great) hit with somebody f. biri tarafından tutulmak
make a (big, great) hit with somebody f. birini ilk görüşte çok etkilemek
be a hit with somebody f. birini çok etkilemek
make a hit with somebody f. biri tarafından çok beğenilmek
make a hit with somebody f. birileri arasında büyük bir hit olmak
make a hit with somebody f. birinde olumlu bir izlenim bırakmak
be a (big, great) hit with somebody f. birileri arasında büyük bir hit olmak
be a (big, great) hit with somebody f. birini ilk görüşte çok etkilemek
be a hit with somebody f. birileri arasında büyük bir hit olmak
make a (big, great) hit with somebody f. biri tarafından çok beğenilmek
be a (big, great) hit with somebody f. birinde olumlu bir izlenim bırakmak
be a hit with somebody f. birinde olumlu bir izlenim bırakmak
make a (big, great) hit with somebody f. birileri arasında büyük bir hit olmak
make a (big, great) hit with somebody f. birinde olumlu bir izlenim bırakmak
make a hit with somebody f. birini çok etkilemek
be a hit with somebody f. biri tarafından çok beğenilmek

"a hit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Müzik
pink floyd albümü ve syd barret'a ithafen yazılmış hit parçası (1975) wish you were here i.